• Dolar Alış 3.8718TL
  • Dolar Satış 3.8564TL
  • Euro Alış 4.5662TL
  • Euro Satış 4.5480TL
Reklam
Reklam

KENTSEL RANTLARIN PAYLAŞIMI VE GERÇEKLER

Reklam

Geçtiğimiz günlerde sayın Başbakan yeni paket torba  yasa tasarısında  imar konularında da   ülkemizde uzun yıllardan beri konuşulan ve çeşitli zeminlerde tartışılan kentsel rantın paylaşımı konusunda düzenlemeler yapılacağını ifade etti..

Sayın Başbakanın ifadesine göre imardan doğacak rantlar ( değer artışı ) bundan böyle rantın oluştuğu taşınmaz üzerindeki rantın kamu kurumlarına aktarılacağını bu kurumların da özellikle belediyeler, kentsel dönüşüm olacağı şeklinde idi.

Bu konuda yapılan hazırlıkların henüz tamamlanmadığını en kısa tamamlanarak yasanın TBMM sine gönderilerek yasalaşacağının altını çizdi. Hatta bu açıklamayı yaptığı tarih itibariyle uygulanmasına başlanacağını da ilave etti..

Günümüzde rant kelimesi ile kastedilen “Bir mal veya paranın, belirli bir süre içinde emek verilmeksizin sağladığı gelir”dir. Dolayısıyla rantın olduğu yerde emeksiz gelir söz konusudur..

Ülkemizde kentsel rantların kaynagı, devletin mülkiyetinde veya devletin hüküm ve tasarrufu altında olan topraklardır. Bu topraklar çeiitli biçimlerde ya satılarak ya daha uzun süreli kullanımlara tahsis edilerek kentsel ranta konu olmaktadır.

İkinci olarak planlama yetkisine sahip olan kamu kurum ve kuruluşları ayrıcalıklı imar hakları yaratarak ister devlet mülkiyetinde isterse özel mülkiyette bulunsun bütün kentsel topraklar rant aracı olabilmektedir.

Kentsel topraklar imar planları aracılığıyla işlev ve kullanım biçimi değiştirilerek spekülatif yatırım aracı haline dönüştürülmektedir..

Merkezi yönetim, gerek planlama yetkisi gerekse yatırım kararları biçimindeki araçları kullanarak kendi mülkiyetinde bulunan toprakların niteliğinin değiştirilmesi, satılması, kullanım hakkı verilmesi gibi yollarla hem bu toprakların özel mülkiyete konu olmasına hem de kentsel rantların oluşumuna ve bölüşümüne yol açmaktadır..

Belediyeler de kendi sınırları ve mücavir alanlar içerisindeki toprakları planlama yetkilerine sahiptir. B.Şehir belediyesi olan yerlerde üst ölçekli planlar B.Şehir belediyesince  alt ölçekli uygulama planları da ilçe belediyelerince yapılmaktadır.

Şüphesiz  bu alanlar içindeki bütün toprakların yerel yönetimlere ait oldukları söylenemez. Diğer kamu kurum ve kuruluşlarına tahsis edilmiş olan topraklar ile bu sınırlar içinde hazineye ait topraklar bulunmaktadır.

Ancak genel olarak belediyelerin planlama yetkilerinden dolayı, kentsel topraklar üzerinde etkili olduklarını söyleyebiliriz.. yeni planlar veya plan değişiklikleri  gereği açılan yeni bulvar caddeler ve diğer ticari ve sosyal donatı alanları ile değeri artan gayrimenkullerden de değer artış vergisi alınması bunun sertifikaya bağlanması da söz konusudur.

Kamu mülkiyetindeki toprağın özel mülkiyete geçişi ile yaratı­lan rant ve rantın ortaya çıkışının sonucu olarak oluşan baskılar, kentsel mekânda devletin düzenleyici rolünün zayıfladığını ve devletin kamu gücü­nü kullanarak spekülatif faaliyetler içine girdiğini ve özel çıkarlar yarattığı­nı göstermektedir.

Özellikle büyük kentlerimizde her gün yaşanan kamu mülkü satışları, söz konusu satışlar  üzerinden yaratılan rantların  büyüyerek devasa boyutlara ulaştığı bilinmektedir.

İngiltere’de bugün de toplumun yarattığı rantın önemli bir bölümü tekrar topluma dönmekte ve kamusal amaçlara ayrılacak olan toprakların maliyeti düşürülmektedir.

Hollanda ve İskandinav ülkeleri Norveç, İsveç’de  ise uzun yıllar kamu elin­deki topraklar elden çıkarılmayarak uzun süreli kiraya verilmiştir.

Ülkemizde de imar yasası çerçevesinde bu rantların belirli şahıs şirket ve özel kuruluşlarda kalması değil kamu yararına kullanılması için çok geç de olsa çalışmaların başladığı ancak detayların henüz açıklık  kazanmadığını görüyoruz..

Bu konulardaki çalışmalar ilerledikçe görüş ve düşüncelerimizi siz değerli okuyucularımıza aktarmaya devam edeceğiz..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN